Pelin 1 Aylık Oldu!

18 Ocak 2019
glsm
83 kez görüntülendi

Pelin 1 Aylık Oldu!

Pelin’in 18 Aralık akşamında başlayan serüveni bu gün itibari ile 1 ayı buldu. Canımın canı biricik yeğenim artık 1 aylık oldu.İyisiyle, kötüsüyle, zorluklarıyla ve güzel yönleriyle ben de hayatımın en güzel tecrübelerini edindim. 1 aydır gözlerimin önünde büyüyen ve her anı ile hayatımı baştan aşağı değiştiren bu güzelliği bizlere bağışladığı için Rabbim’e binlerce kez şükürler olsun.

Pelin’le 1 aylık serüvenimizin güzel yönleri de vardı,zorlukları da. Kötü yönleri vardı diyemem çünkü onun bize yaşattığı hiçbir şeyi kötü göremem. Sadece onun canı yandığında bizim de canımızın ve içimizin acıdığı zor günlerimiz oldu. Gelelim bu zor günlerde yaşananlardan birkaçına.

Pelin’i eve getirdiğimiz 2. Gün sabaha kadar süren bir kargaşanın içinde bulduk kendimizi. Evdeki 5 kişiyi de ayağa dikmeyi başarmıştı küçük hanım. Annesinin göğüsleri şişmiş ve acısı ile kıvranmaya başlamışken Pelin’in de açlığı tavan yapmış meğersem. Biz de tecrübesiz kaldık bu konuda.Bir yandan internetten annesi için çözümler araştırırken, bir yandan da hastanede çalışan kuzenimi arayarak yeni doğan ünitesine gidip durum hakkında ne yapmamız gerektiğini öğrenmesini istemiştik. Kesinlikle bir an önce Pelin’e mama vermemiz gerektiğini, aç bırakmamız gerektiğini söylediler. Hafta sonu olması ve gece yarısı olması nedeniyle ağabeyimin nöbetçi eczane bulma telaşı, mamayı alıp getirmesi derken sabah 5’i geçiyordu saat. Bir taraftan da acılar içinde kıvranan annesi ile ilgileniyor, dediğim gibi bulduğumuz yöntemleri uygulayarak acılarının dinmesini sağlamaya çalışıyorduk. Pelin’e mamayı verir vermez ağlaması kesildi ve karnı doyan kuzucuk rahat bir uykuya daldı.

Doğumdan sonraki 1 haftayı Pelin ve annesinin emme sorunu ile geçirdik. Bu süreçte her günümüz 3’er saatlik uykularla geçiyordu. Hala olmanın heyecanı ve hevesten olsa gerek o hafta yaşadığım yorgunluk ve çektiğim uykusuzluk gözüme hiç görünmüyordu. 7. Gün düşen göbek bağı ile birlikte bir sorun daha çalmıştı kapımızı. Pelin’in göbek bağı düştü ancak göbeğin içerisinden ‘’Polip’’ adı verilen bir et parçası çıktı. Bu parça ile birlikte iltihaplanma ve kanama gibi sorunlar da beraberinde gelmişti. O bölgede oluşan enfeksiyon nedeniyle Pelin’imiz sürekli ağlıyor ve acı çekiyordu. Pelin’i 8. Gün gece yarısı acile götürmek zorunda kaldık. O saatte bir şey yapamayacaklarını belirttiler ve maalesef ki çaresizce evimize geri döndük. Derken ertesi gün sorun yok gibiyken gece yarısı birden bastıran acıları nedeniyle duramayan Pelin’imi bir başka özel hastaneye götürdük. Burada Pelin’in göbeğini gümüş sülfat kalemi ile yaktılar. Sorun devam ederse tekrardan yakma işlemine gerek duyulabileceğini söylediler.

15. güne kadar bir şekilde öyle ya da böyle Pelin’de bizde o göbeğin acısını ta derinden hissettik. 15. Gün göbek bağı kanama sorunu geçmediği için Pelin’i kendi doktoruna götürdük. Burada da yine gümüş sülfat kalemi ile Pelin’in göbeğindeki o parça yakılarak çıkarıldı. Eve geldiğimizde göbekteki yanık giderek artıyor ve bebeğimizin göbek kısmı mosmor oluyordu.Haliyle ilk kez böyle bir durum yaşadığı için tedirgin oluyordu insan.Doktorumuz inatla o bölgeye hiçbir şey sürmememiz gerektiğini söylüyordu. Fakat bu şekilde iyileşmeyen bir yanık durumu mevcuttu. Daha önceki doktorun verdiği antibiyotikli kremi her gün uyguladık ve 21. Gün Pelin’in göbek çevresindeki yanık etlerin kalkmaya başladığını fark ettik. Etler kalkmaya başladığı için canı yanıyordu ve durmuyordu. Bu kez evde bulunan ‘’Silverdin’’ yanık kremini o bölgeye sürdüm. Akşama doğru etler kalktı ve Pelin’imin göbek sorununu da bu şekilde atlatmış olduk. Kim bilir kremleri sürmese idim acısı ve yarası ne kadar sürecekti. Bazen insan kendi araştırmalarını ve edindiği bilgileri uyguluyor.Bu durum her daim doğru değil elbette, ancak bebeklerle ilgili konularda ufacık bir sorunda dahi doktor kapısında sürünmenin gereksiz olduğunu düşünüyorum.

Şimdilerde ise hem anne sütünü, hem de mamayı bırakmayan Pelin adeta doymak bilmiyor (MAŞALLAH). Şükürler olsun ki sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Ancak mamadan dolayı olsa gerek çok şiddetli bir şekilde kabızlık sorunu çekiyor. Çoğu ebeveyn bu tecrübeyi yaşamıştır elbette. Kabızlık sorunu özellikle mamadan sonra başladı. Mecbur kalmasak elbette ki mama vermek istemeyiz. Ancak sütün kıvamsız oluşu ve bebeği doyurmaması nedeniyle aç kalmaması için mama vermek zorunda kalıyoruz. Kabızlık sorunu içinse fitil ve geleneksel anne sabunu yöntemini kullanıyoruz. Yarın Pelin’imizin aşı günü ve doktor ile bu sorunları da görüşerek bilgi edineceğim gün olacak.

1 aylık süreçte yaşadığımız sorunları elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Bu süreçte öyle tecrübeler edindim ki, sizlere ilerleyen yazılarımda yeni doğan bebekler hakkında merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını da sunacağım.

  • Yeni doğan bebek nasıl emzirilmeli?
  • Yeni doğan bebeğe su verilir mi?
  • Yeni doğan bebeğe şeker verilir mi?
  • Yeni doğan bebeğe ne kadar mama verilmeli?
  • Yeni doğan bebek göbek kordonu sorunları
  • Yeni doğan bebek kabızlık sorunu
  • Yeni doğan bebek gaz egzersizleri

ve daha birçok konuda edindiğim bilgileri, uyguladığımız yöntemleri sizlerle paylaşarak sizlerin de bu konularda zorluk yaşamamanız için elimden gelen desteği sunmaya çalışacağım.

Her ne kadar sorunlardan bahsetsem de bu sürecin en güzel yanı da Allah’ın bizlere bir hediye olarak gönderdiği bu cana bakma yükümlülüğü oluyor. Ona her baktığımda bin şükrü dilimden düşürmüyorum. 1 aydır kendi hayatımdan ve işlerimden verdiğim ödünün hiçbir önemi olmazken her daim Pelin’in iyi olması için çabalıyorum. Dünyanın bütün güzelliklerini tek bir canlıda ‘’Pelin’de’’hissediyor, en güzel manzaraları onun dünya güzeli gözlerinde seyrediyorum.

Rabbim sağlıklı ve uzun bir ömür nasip etsin inşallah..

SOSYAL MEDYA'DA PAYLAŞ!

YORUM YAP

E-Posta Yayınlanmayacaktır.