Dünyama Hoş Geldin Pelin’im…

3 hafta önce
glsm
81 kez görüntülendi

Dünyama Hoş Geldin Pelin’im…

Hala olmanın nasıl bir duygu olduğunu tarih edemeyeceğim sizlere. Ancak şu bir gerçek ki insana nefes olan şeyler varmış hayatta. Sanki yeniden doğmuş gibiyim ve artık nefes almak için çok önemli bir sebebim var.

18 Aralık günü Pelin’imiz sürpriz yaptı. Makale yazarlığı sürecinde araştırarak edindiğim bilgilerden dolayı bebeğin gelirken verdiği belirtileri anlayan ben oldum. Akşamüzeri 5.30’da hastanedeydik. Pelin’imizin o gün geleceğini tahmin edip çantaları da aldırdım yanımıza. Hastaneye gittiğimizde doktoru 3 cm açılma olduğunu ve doğum sürecinin başladığını belirtti. Doğrusu biraz sürpriz olmuştu. Ertesi gün kontrolü vardı ve doğumu 26 Aralık gibi bekleniyordu. Ancak tam da zamanlı geliyordu küçük hanım.

Annesi doğumhaneye alındı ve hastaneye yatışı yapıldı. Pelin’imizin biricik annesi güzel gelinimizin sağlıkla ilgili bazı sorunları nedeniyle endişemiz büyüktü. Sancılar arttıkça annesinin telaşı arttı ve titremekten neredeyse konuşamıyordu. Normal doğum için her şey yolundaydı ancak bir anda ebe ile hemşire birbirlerine tıpla ilgili bir şeyler söylemeye başladı. Meğer bizim küçük hanım büyük tuvaletini yapmış. Daha önce anne olanlar ya da bu durumu yaşayanlar bilir ki durum ciddi. Ebe suyunu boşalttı ve doğumun hızlanmasını sağladı. Bu süreçte annesi sancılara dayanamadığı için epidural yapıldı ve saat 10.00 da doğum için en önemli süreç başladı. Ayrıca epidural iki kez yapıldı. Bu süreçte hepimizi dışarıya aldılar ve o anki bekleyişi tarif edemem. Heyecan, korku, endişe, merak…

Saatler 10.30’u gösterdiğinde içeriden ‘’Vıyak Vıyak’’ Pelin’in o güzel sesi geldi kulaklarıma. Bu süreçte birçok ağlayan aileyi gördüğümde ‘’Onasıl bir duygu acaba’’ derdim. Anladım ki, o ilk duyduğunuz sesin tarifi imkansız. Yaklaşık 15 dakika içerisinde anne ve bebek doğumhanenin kapısından hepimize ‘’Merhaba’’ dedi ve o meraklı bekleyiş son buldu.

İlk kez yaşadığım bir duygu olmasından ötürü normalde ultrasonda verilen fotoğraflarda ‘’Çirkin bu ya’’, ‘’Burnu da patates gibi’’ falan diye espri yapardık. O melek öyle bir çıktı ki ‘’Maşallah’’ tertemiz, bembeyaz ve bir içim su gibiydi (Çirkin olsa ne olurdu ki zaten, o benim canım, ciğerim, nefes alma sebebimdi). Gözleri açıktı ve hepimize ‘’Ben geldim müjdeler olsun’’ der gibi bakıyordu.

Rabbim’e şükürler olsun ki anne de, bebekte son derece sağlıklı. Bir gece hastanede kaldıktan sonra mis kokulumuzu evimize getirdik.Şimdilerde her anım onu izlemekle, altını değiştirmekle ve A’dan Z’ye her şeyi ile ilgilenmekle geçiyor.

Rabbim bu mutluluğunu isteyen herkese yaşatsın inşallah…

Bebek kırklı olduğu için henüz resmini paylaşamıyorum. Kırkı çıkında resimlerini de paylaşacağım…

SOSYAL MEDYA'DA PAYLAŞ!

YORUM YAP

E-Posta Yayınlanmayacaktır.